Selçuklular Bibliyografyası Arama
Bibliyografya ve Özet Ekleme
SELÇUKLULAR KRONOLOJİSİ
KİTAP TANITIMI
MERAK EDİLENLER
Atabeylikler
Türkiye Selçukluları
Horasan Selçukluları
Irak Selçukluları
Kirman Selçukluları
Suriye Selçukluları
Anadolu Beylikleri
Selçuklu Kültür ve Medeniyeti
Seyahatnameler
Haritalar
Selçuklu Yapıları
Minyatürler
Keramikler Eşyalar
Selcuklu Camileri
Kervansaraylar
Medreseler
Linkler
Kültür ve Medeniyetimizin Yapı Taşları: Kervansaraylarımız
Giriş

Anadolu, coğrafi ve jeopolitik konumunun doğal bir sonucu olarak, tarihin ilk döneminden itibaren önemli ticaret yollarının geçtiği bir merkez durumunda olmuştur. Tarih boyunca önemli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu, doğal olarak tarihin en eski ticari yollarına da sahip olmuştur. Nitekim Anadolu’da, yüzyıllardır hâkimiyet mücadelesi yapılmasının temel nedenlerinden birisi de Anadolu’nun sahip olduğu bu coğrafi ve jeopolitik konumdur.

1. Kervansarayların Tarihsel Gelişimi

2. Anadolu Selçukluları Döneminde Anadolu’da İktisadi ve Ticari Hayat

3. Anadolu Selçukluları Döneminde Anadolu’daki Ticari Yolların ve Kervansarayların Güzergâhları

BİBLİYOGRAFYA ...devami
Ağzı Kara Han
Aksaray-Nevşehir karayolunun 15. kilometresinde bulunan han Osmanlı kaynaklarında Hoca Mesud Hanı olarak geçmektedir. Han miladi 1231 tarihinde Alaaddin Keykubat tarafından başlatılmış 1239 tarihinde Gıyaseddin Keyhusrev tarafından tamamlanmıştır. Hanın portalinde Selçuklu devri mimarisinin bütün süslerini ve hususiyetlerini görüyoruz. Eskiden kitap kopya edenlere (ağzıkara) derlerdi. Hattatlar yazdıkları yanlış kelimeleri parmaklarını ağızlarına götürerek yalamak süratiyle yanlışlarını düzelttikleri için ağızları daima kara olurdu. Büyük Türk Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa hattatların ayaklanması sonucunda şehit edilmiştir. Tarih onun ölümünü hazırlayanları ağzıkaralar, karaağızlılar şeklinde nitelendirmektedir. Bu köyün yeni olan adını bir istinsahçı (kopyacı) 'dan aldığını zannediyoruz. Ağzıkarahan kervansarayı, hamamı, imareti, yazlık ve kışlık yerleri, çeşmeleri, gözetleme kulesi ile tam teşeküllü bir kervansaraydır. Bu kervansaray aynı zamanda müstahkem bir askeri konak ve sığınaktır. Duvarın üstünde dört tarafında kale burçlarındaki gibi dendanlar vardır. Hacı Ali Paşa Aksaray'daki köprülerden birini tamir ederken ve yenilerken taşlarını bu hanın üstündeki dendanlardan söktürmüştür.
Denizli - Afyon karayolu üzerinde görülebilecek olan yapı günümüzde şehir içinde kalmıştır ve Akkale'nin hemen girişinde yer alır. Anadolu Selçuklularının batıdaki son kervansaraylarından biri olan ve iki kitabesi bulunan Akhan sultan hanları şemasına uyan bir handır. Han'ın iki kitabesi bulunmaktadır. Kapalı olan kısmı 1253 (H.651) yılında, avlu 1254 (H.652) de tamamlanmıştır. Yaptıran Vali Seyfettin Karasungur Bin Abdullah'tır. Kitabede II. İzzettin Keykavus'un adı geçmektedir. Simetrik bir plan göstermeyen kervansaray açık ve kapalı bölümlerden oluşmaktadır. Toplam 1.100 m²'lik bir alan üzerine oturmakta olup, kare bir avlu ve derinlemesine dikdörtgen bir holden oluşmaktadır. Kapalı mekan derinlemesine iki sıra paye ile üç sahına ayrılmıştır. Ortada bulunan sahın yan sahınlardan daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Üst kısım tonoz ile örtülmüştür. Sivri kemerli niş biçiminde portali, basık kemerli giriş kapısı ile yarım metre dışa taşmıştır. Üzerinde bulunan kitabesi ile oldukça sade bir görünüşe sahiptir. Kapalı mekanın simetrik düzenlemesine karşın avluda asimetrik bir plan karşımıza çıkmaktadır. Avlu girişinin sağ tarafındaki bölümde, iki katlı mekanlar, bir eyvan ve iki kapalı birim yer almasına rağmen, diğer tarafta revaklar ve kapalı mekana bitişik tonozlu iki mekan yer almaktadır. Han'ın avlu portali geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemlidir. Portalde görülen en önemli özellik ise, Konya-Karatay Han ile rekabet edecek derecede figürlü süslemelere sahip olmasıdır. Büyük ölçekli güvercin ve küçük ölçekli geyik, sfenks, kartal, aslan, ejder vb. hayvan figürleri, gamalı hac motiflerinin aralarına yerleştirilmiş, oldukça grift bir süsleme oluşturulmuştur. Mimari bakımdan önemli bir şaheser olan Ak Han'ın bazı bölümlerinde ince işçilik istemeyen kesme taş kullanılırken, avlunun güney ve batı cephesi orijinal düzgün mermer kaplamadır. Yapının içinde ve dışta devşirme taş malzeme yoğun olarak göze çarpmaktadır.
1. Aleaddin Keykubat tarafından 1229 yılında yaptırılan Aleaddin Kervansarayı
Kayseri-Sivas yolunda tarihi bir mola: Sultanhanı Kervansarayı
Sultanhanı Kervansarayı tipik Selçuklu kervansaraylarından biridir. Selçuklu kervansarayları aynı plana göre tasarlanmakla beraber, aynı zamanda birbirinden farklı görünüme sahiptirler. Bu farklı görünüm, ek yapılarla veya mimari unsurlarla ortaya çıkar. Sultanhanı da özellikle ortasındaki köşk mescit ile görünüm olarak diğer kervansaraylardan ayrılmaktadır.
Kayseri-Sivas yolunda tarihi bir mola: Sultanhanı Kervansarayı
Sultanhanı Kervansarayı Kayseri-Sivas karayolunun üzerinde ve Kayseri’ye 47 km uzaklıktadır. Aynı adı taşıyan köyün içindedir. Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat zamanında 1232-1236 tarihleri arasında yaptırılmıştır.

Sultanhanı Kervansarayı tipik Selçuklu kervansaraylarından biridir. Selçuklu kervansarayları aynı plana göre tasarlanmakla beraber aynı zamanda birbirinden farklı görünüme sahiptirler. Bu fark, ek yapılarla veya unsurlarla belirginleşmektedir. Sultanhanı da özellikle ortasındaki köşk mescit ile görünüm olarak diğer kervansaraylardan ayrılmaktadır.

Girişi kuzeyden olan Sultanhan’ın taçkapısının her iki yanında, alt kısımları kare, gövdesi yarım daire sütunlardan oluşan kuleler yer alır. Kısmen yıkılmış olsa da Sultanhanı taçkapısı klasik Selçuklu taçkapılarından farksız olmasına karşın bu kulelerin arasında anıtsal bir görünümdedir. Taçkapıdan ustalıkla işlenmiş yıldızlı bir kubbenin örttüğü aralığa geçilir. Bu aralıktan, doğusunda ve batısında yedi kemerli bir revakın çevirdiği dikdörtgen şeklinde bir avluya çıkılır. Avlunun doğu bölümünde aynı zamanda arabalık ve ahır hizmetini görebilen, üstü örtülü, önü açık ve genişliği hanın dış duvarına kadar uzanana bir revak bulunmaktadır. Batı tarafında ise Avlunun batı tarafında revağın arkasında 4 oda ve kubbeleriyle hamam yer almıştır. Hamama sağdaki revağın kuzeybatı köşesindeki kapıdan girilir. Önce giriş holüne ve soyunma yerine daha sonra kurnalı ve kubbeli yıkanma yerine geçilir. Tabandan ısıtılan hamamın su deposu dikdörtgen planlı ve tonozlu mekanıdır. Hamam bölümüyle aynı sırada ve avlunun batı bölümünde yer alan odalar ise kervansarayın diğer hizmetleri için kullanılmış veya özel misafirleri ağırlamak için kullanılmış olmalıdır.


Kervansarayın batı bölümündeki yapıların genişliği doğu bölümünden daha fazladır. Bu sebeple avluyu ortalayan taçkapı, bulunduğu cephenin tam ortasına açılmamıştır. Giriş bölümünün her iki yanında birer oda bulunmaktadır. Bu odalar kervansaray bekçilerine veya kapı görevlilerine ait olsa gerekir.

Avlunun tam ortasında yer alan kare planlı köşk mescit kemerli dört kaide üzerine oturur. Mescide kuzey yöndeki iki taraflı merdivenle çıkılır. Mescit cephesi ve kemer yüzlerinde geometrik, rozet, çift düğümlü bordür ve ağızları birbirine bakan ejder tasvirlerinden ibaret motifler zengin taş işçiliğini gösterir. Yan iki pencere ile aydınlanan ve güney duvarında mihrabı bulunan bu oda köşeli kubbe ile örtülmüştür. Köşk mescidin içindeki bir nişten yukarıya uzanan bir merdiveni vasıtasıyla ezan okunan terasına çıkılır.

Güneyde bulunan büyük salona geçiş için, avluya doğru yaklaşık 2 metre çıkıntı yapan ihtişamlı bir taçkapı bulunmaktadır. Yan cephesindeki yüzleri süslemesiz olmasına karşın ön cephedeki zengin süslemelerden ve işçilikten dolayı dış taçkapı gibi anıtsal bir görüntü arz eder. Ön cephenin dış çerçevesini geometrik süslemelerin oluşturduğu taçkapının girişinin üstünde dokuz sıralı mukarnas yer almaktadır.

Giriş kapısı ise basık kemerlidir. Girişin tam karşısında orta nef, kenarlarda ise dörderden altı sıralı yirmi dört adet kare ayaklı, tonozlu yüksek kemerler yer alır. Kemer ayaklarında insanların ve hayvanların kaldığı mekanları birbirinden ayıran 60-70cm. yüksekliğinde sekiler bulunmaktadır. Duvar dipleri hayvanlara , orta nefe yakın olan mekanlar yolculara, orta nef ise ara hizmetler için ortak bir yer olarak kullanılmıştır. 6m. genişlikte ve oldukça yüksek olan aydınlık kubbesi pandantifler üzerine oturur. Bu kısımda ayrıca seyrek olarak yazılmış bir dua yer alır.


Tamamıyla tonozlarla çatılanmış kışlık bölüm 42,10 metre uzunluğunda ve 29,15 metre genişliğindedir. 5,95 santim genişliğinde çok yüksek orta sahın, aydınlık kubbesi ve iki tarafa açılan yedişer tonoz kemeri ile etkileyicidir. Doğu ve batıda ikişer yan sahın bulumaktadır. Tonozlar her yanı 1,25 metre olan kare kesitli 24 adet dayaklara dayanmaktadır. Her bir yan sahın paralel yedi sivri tonoz çatı ile örtülmüştür, bunlar ana eksene dikeydirler. Her tonoz çatı bir sivri kemere dayanmaktadır: Kubbe altı sahınının ilk üç ve son üç bölümleri aynı şekilde sivri çatılı tonozla örtülmüştür. Merkezdeki tonozun üstünde bingilere dayanan bir kubbe yükselmektedir.

Kemer ayaklarında insanların ve hayvanların kaldığı mekanları birbirinden ayıran 60-70 cm. yüksekliğinde sekiler bulunmaktadır. Duvar dipleri hayvanlara, orta sahına yakın olan mekanlar yolculara, orta sahının olduğu alan ise ara hizmetler için ortak bir yer olarak kullanılmıştır.


KAYNAKÇA: Kayseri, Abdullah Kılıç, Kocasinan Belediyesi; Kayseri Abideleri, Albert Gabriel, Abadolu`da ilk Türk Mimarisi, Oktay Aslanapa
(C)opyright 2017 Selçuklular.com - info@selcuklular.com